Küçük bir gurup arkadaşla cuma namazı kılmak için Kudüs'e gelmiştik. Mescid-i Aksa'nın giriş kapısına yaklaştığımızda küçük kızım sıcak yüzünden ceketini çıkarınca birden askerlerin müdahalesiyle karşılaştık. Tişörtünde İngilizce “özgür Filistin” yazıyormuş. Hiç farkında bile değildim. Bunu dert etmişler. Gencecik askerler toplandı ve bir tartışma başladı. Böyle bir şey yazılamazdı. Bu tişörtle burada gezilemezdi. Çünkü Filistin diye bir şey yoktu. Burası İsrail'di ve Filistinli diye birileri yaşamıyordu, ancak Arap azınlıklar vardı. Tişörtü derhal çıkarması gerektiğini söylediler. Kızım da gençliğin verdiği pervasızlıkla itiraz ediyor, tartışıyor, şiddetle reddediyordu çıkarmayı. Gayet iyi İngilizce bilen gençlere yalan söylüyorsunuz, öyle bir yer var ve burası orası diyordu. Elbette bütün dünya biliyordu ki, büyük şair Mahmut Derviş'in dizelerindeki gibi “bir Filistin vardı ve bir Filistin yine var”. Ezan okunuyordu ve ben kafiledeki arkadaşlarıma ne diyeceğimi bilemiyordum. Orta yolu bulmak için tekrar ceketi giyip tişörtü kapatmasını önerdiysem de artık içinde “onun” olduğunu bildiğimiz sürece olmaz diye direttiler. Gözlerini kırpmadan adam öldürebildiklerini bildiğimiz askerlerin inadı, vaktin daralması, bütün gurubun bu kadar yol ve meşakkatten sonra bizim yüzümüzden cuma namazı kılamama tehlikesi karşısında kızıma baskı yaparak bir taşın arkasında tişörtü içinden çıkarmasını sağladım. İçinde bile durmasını istemedikleri şey onun içindeydi nasılsa. Hepimizin içindeydi.
İşte bu yalanlar öldürüyor Filistinlileri her şeyden çok. Bir halka tam altmış sene yok muamelesi, ölü muamelesi yapmak ne demek. Filistinli bir Hıristiyan olan Fawaz Türki “Bir Mültecinin Anıları” kitabında, birileri bizimle ilgili yalanı çoğalttığında nefretten o kadar başım dönüyor ki kimseye bir zarar vermemek için kendimi odaya kapatıyorum diye yazmıştı.
……
29 Eylül intifadanın 8. yıldönümü. Kudüs'ün işgalinin ise 41. yılı. Geçtiğimiz cuma günü Fatih camiinde birçok sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşen büyük bir eylem vardı. Cumartesi günü de Küresel BAK Taksim'de yürüyüş ve basın açıklaması yaptı. Her iki eylem de yağan yağmura aldırmadan koşup gelen, yüreği hak ve adalet duygusuyla dolu insanlar tarafından gerçekleştirildi.
Taksim'deki mitingde konuşan Abla Saadat Halk Cephesi lideri parlamenter Ahmet Saadat'ın eşiydi. Uzun yıllarını cezaevinde geçirmiş ve son tutuklanması 2004'ten beri zindanda olan büyük bir direnişçi... Abla eşiyle onur duyduğunu, Filistin halkının özgür ve onurlu yaşama hakkından asla vazgeçmeyeceklerini söyledi. Filistin halkının var olduğunu kanıtlamaya çalışan binlerce genç yaşlı erkek hatta kadın, zindanlarda toplanmıştı. Hem de 21. yüzyılda. Ama işte Abla bütün dünyaya açıkça var olduklarını burada olduklarını topraklarından hiçbir yere gitmeyeceklerini açıklıyor.
Bir de terörist suçlaması var. Görülmemiş bir istilaya, şiddete, yok sayılmaya, kovulmaya, itiraz eder, başeğmez, direnirseniz uygar dünyanın! sözlüğünde yeriniz belli. Mesela Yaser Arafat T harfinin en başında yer alan bir teröristtir buna göre. Bütün dünya onun Ramallah'taki Mukaata'da kendi karargâhında hapsedilişini, mum ışığında ve binbir yoksunluk içinde kuşatma altında yaşamaya zorlanması yetmiyormuş gibi bir de işgal güçlerince zehirlenişini, çevresindeki binalar bombalanarak Filistin halkına gözdağı verilmesini izlerken herkes biliyordu ki o terörist filan değil, büyük bir direnişçi.
Herkes biliyordu ki ülkeleri işgal edilen, çocukları öldürülen, bahçeleri evleri yağmalanan, yok ve hiç sayılan insanların direnme, mücadele etme, savaşma, onurlarını koruma hakkı var. Terörist yalanına sessiz kalan dünya liderleri nedense cenazesine akın etmişlerdi bir teröristin. Kalbi ve vicdanı bastırmak susturmak bir yere kadar. Filistinlilerin dostu, ağabeyi olan gazeteci Sefer Turan “Allahaısmarladık Kudüs” adlı son kitabında anlatıyor cenazenin manevi havasını. Çok eleştirdiği bir lider olmasına rağmen nasıl da gözünden yaş gelmesine engel olamadığını binlerce Filistinli tek bir kalple ağlarken…
İnsanlar silah zoruyla kabul ettirilmeye çalışılan yalanlarla baş etmek için büyük bir mücadele veriyor bu topraklarda. Sefer Turan Pınar yayınlarından çıkan kitapta Umeyye Cuha ile görüşmesini anlatmış. Arap dünyasında çok meşhur olan genç kadın karikatürist çizdiği siyasi karikatürlerin bir yazgı olduğunu söylemiş. Kocasının ve birçok tanıdığının öldürülmesine tanık olan Cuha, Filistinli olmasaydım belki de karikatürist olmazdım diyor. Çünkü sanat direnmenin teslim olmamanın bir yolu. Kitapta daha birçok insan portresi var o diyardan. Şiddet bir şal gibi kapatmak istedikçe bu halkın üzerini, örtüyü kaldırmak, yaşanan hakikati duyurmak için neredeyse herkes şair, herkes siyasetçi olmuş.
Mahmut Derviş büyük bir şairdi evet, ama diğer üç erkek kardeşi de şair ve edebiyatçı. Yalanın, susan dünyanın, gravatlı eşkiyaların dünyasında, som kötülüğün içinden doğruyu çekip çıkarmak için kendini şiire vurmuş sürgün bir halkın yaralı bereli çocukları.
Filistin diye bir yer var mı bir de kardeş Remzi Derviş'ten duyalım.
Ey son eşkiyaları dünyamızın!
Kalacağız biz hep
Böyle bir arada
Toprağım ve ben
Yaşamda ve ölümde
Böyle koyun koyuna
Ta kıyamete dek.
…………….
Nişan yüzüklerinde
Ve kurşun kaleminde
Ve çarıklarda
Ve bavullarda
Ve her şeyimizde
Kurtarıcı bir anın kurbanlarında
Dayanıyor, dayanıyoruz
İngilizler var güçleriyle işgal için hücum ederken Filistin bölge komutanı Ali Fuat Paşa biliyordu ki, birçok cephede savaşa girmiş İstanbul hükümetinden isteyebileceği bir şey yoktu. İngiliz birlikleri ilerlemiş ve onları mevcut koşullarda durdurmanın imkânı kalmamıştı. Şam'daki ordu karargâhına içi kan ağlayarak 8 Aralık 1917'de son mesajı geçti: “Düşman kuvvetleri buraya birbuçuk saat mesafede. Allahaısmarladık Kudüs.”
Bu vedadan sonra dünyanın büyük Filistin imtihanı başladı.
Kitapta Osmanlı askerlerinin şehri terk ettiği ve İngiliz askerlerinin geldiği fotoğraf felaketin başlangıç günü olarak zihinlere kazınıyor. Birinci dünya savaşında birçok cephede kaybetmeye başlayan ve dağılmanın hızla sürdüğü bir zamanda iki ayrı insanlık durumunu da beraberinde hatırlatıyor.
Y.Ramazanoğlu






